Daha önce de belirtmiş olmalıyım, ben Fenerbahçe çocuğuyum. Kalamış, Fenerbahçe semtlerini, burada dolanmayı, yaşamayı, yemeyi, içmeyi, alışveriş yapmayı severim.
Buranın yeşilini, insanını, geçmişten gelen esintisini, parklarını, 600 senelik ağaçlarını eski dostlar gibi görürüm.
Bir yönümde Fenerbahçe ve Kalamış koyları, diğer tarafımda Orduevi ve Dalyan olması beni mutlu eder.
Kalamış Koyu Moda’ya bakar. Ben “Moda”‘lı değilim, geleneklerini hiç bilmem, ama tam karşımda Moda’nın olmasını severim.
Tarihi köşklerin önünden geçerken, bir zamanlar Abdülhamid’in terziliğini yapan Botter ve kızlarının nasıl bir hayat geçirmiş olduklarını düşlerim. Botter’in kalan iki köşkünün yanında Villa Mon Plaisir adlı ev vardır. Ön cephesindeki dört mevsim tasvirlerinin Markiz Pastanesinin duvarlarına olduğunu da bilir, bunu biliyor olmaktan mutluluk duyarım.
Dalyan kulüpte yemiş içmişliğim, hemen yanındaki Assomption kilisesinde oturup dinlenmişliğim vardır.
Havasını suyunu kendi bedenimin bir parçası gibi görürüm buraların.
Böyle bir girizgah yaptıktan sonra, bu mıntıkanın hiçbir lokantasını yazmamış olmaktan ötürü duyduğum sıkıntıyı da vurgulamam lazım. Bir Fenerbahçe çocuğu, buranın bir lokantasını anlatmazsa ne yazar bilemem.

Gelelim Misina Balık meselesine…

Misina Balık benim senede birkaç kez farklı amaçlarla ziyaret ettiğim bir lokanta. Farklı amaçlar derken, konuyu açmam gerektiğinin farkındayım. Ziyaretlerim üçe ayrılır:
Meyhane muhabbeti…Daha çok mezelerin ve ara sıcakların gündemde olduğu, balık konusunun geri plana itildiği bir yeme tarzı.
Kalkan yemek için…Bizim yakada kalkan tandırı en iyi yapan yerlerden birisidir Misina Balık. Mevsimi geldiğinde, sadece kalkan yemek için burayı ziyaret ederim. Kahraman’a fiyatlarından ötürü bir daha gitmeyeceğime yemin ettiğimden beri, kalkan yediğim lokantam burası olmuştur.
Kaz haftası müsabetiyle…Tamamıyla ayrı bir yazının konusu olacak bu harika uygulama, Kars-Ardahan kazı yemek için Misina’ya gittiğim, senede sadece 10 gün gerçekleşen kaz haftasıdır. Az sonra bundan biraz bahsedeceğim.
Bugünkü yazımda ağırlıklı olarak, hem mezeler, hem de yediğim balıklardan söz edecek, kaz meselesinin detaylarını Mart ayında yazacağım bir yazıya bırakacağım.
Misina Balık, kendi deyişleriyle sizlere “bir Ege kasabası” deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Aşçılar Ayvalık-Cunda kökenli. Dolayısıyla ot ve yeşillik açısından zengin bir menü sunuyorlar.
Mekan son derece geniş, iç kısmı ve bahçesi 200 kişi kadar alıyor. Haftasonlarında inanılmaz kalabalık olduğunu ve rezervasyonla gitmeniz gerektiğini belirtmeme gerek yok diye düşünüyorum.
Servis her zaman etkilemiştir beni. Bu kalabalığa karşın, rakı bardağınız boşaldığı anda dolar, garsonların gözü sizin üzerinizdedir.
Dekorasyon tipki bir balık lokantası atmosferidir. Tek eksikliği mekanın denizden hayli uzak olması bence. Bu lokanta deniz kıyısında olsaydı havası başka olurdu.
Yaz günlerinde bahçesinde oturmak ayrı bir keyiftir. Bazı yaz geceleri, yürüyüş yaparken bu bahçenin önünden geçer, gelen konularla mest olurum. İnsanın iştahını açan, taze bir koku gelir o taraftan.
Yemekleri anlatmak için, buraya her gelişimde yediğim ve beni inanılmaz mutlu eden lakerdadan başlamalıyım. Lakerdanın iyisi torikten olur, bugün çoğu yerin tercih ettiği gibi palamuttan değil. Benim zevkime göre de yumuşak, pamuk gibi, ağızda eriyen bir kıvamda olmalıdır. Takoz gibi kalın kesilmiş bir boyutta, soğan ve hafif zeytinyağıyla mideye indirilmelidir. İşte Misina’nın lakerdası tam da böyle bir şey. Kaçırmamanızı öneririm.
Safranlı midye dolma gayet lezzetli ve tavsiye edeceğim bir yemek. Bununla birlikte patlıcan salatası da benim ağız tadıma uygun yapılıyor.
Ara sıcaklardan ahtapot ızgara ve balık kebabı, hemen her gidişimde masamda olmasını tercih ettiğim lezzetler. Özellikle balık kebabının tadı gerçek kebabı aratmıyor. İnce kıyılmış maydanoz ve soğan yatağında getirilen bu yemeği mutlaka denemenizi öneririm.
Bunların yanında sunulan mısır ekmeğini, kendi başına, sanki yemekmişçesine yiyebilirsiniz. Müthiş kıvamlı, doyurucu ve harika bir ekmek.
Bendeniz, tahmin edebileceğiniz gibi bir “ot insanı” değilim, ama buradaki otlardan söz etmeden de olmaz diye düşünüyorum. Mevsimine göre Isırgan otu, kuzu kulağı, deniz börülcesi, pancar otu, tatlı radika, turp otu, kuş otu, cibes otu, zoho, deniz fasülyesi, madımak, şirken otu, börülce, labada, ebe gümeci,hoşkıran, su teresi, tavşan otu, hodan gibi birçok yeşillik çeşidini burada bulabilirsiniz.
Masaya oturduktan sonra, balık ve mezeleri seçmek için ayağa kalkıyorsunuz. Balık mosturası ile meze vitrini arasında uzunca bir süre şaşkın şaşkın bakacağınızı garanti ediyorum. Garsonlardan yardım isteyin. Yalnız başınıza yapamazsınız.
Balık olarak pek çok defa kalkan yedim. hep tadı damağımda kaldı. Kalabalık gidip kalkan tandır yemeği tercih ediyorum. Hararetle tavsiye ederim.
En son gidişimde lagos balığı yedik dört kişi. Izgara yapılmıştı, çok hoşuma gitti. Kalkan mevsimi değilse böyle bir tercih yapabilirsiniz.
Yan masaya ise alevler içinde tuzda pişirilmiş lagos geldi. İmrenmedim değil. Tadını bilemediğim için öneremiyorum, ama seremonisi ve ritüeli çok hoşuma gitti. Kalkıp fotoğrafını bile çektim.
Burada bir paratez açmakta fayda var. Yanlış anlamıyorsam mekanın sahipleri Karslı oldukları için her sene 5-15 Mart tarihleri arasında Kars-Ardahan Kaz Haftası düzenliyorlar. Ben geçen sene bu organizasyona katıldım. Yanlış anımsamıyorsam fiks menü uygulaması vardı ve “kaz güveci”, “kaz mantı”, “kaz tandır” ve “bulgur pilavlı kaz” yemeklerini keyifle mideye indirdim. Yemeğin yanında özel kızılcık şerbeti de yudumladım. Enfes bir geceydi ve bu yıl da katılarak ayrı bir yazımda ele almayı planlıyorum.

Sonuç itibariyla, sevgili okurlar, Misina Balık Anadolu yakasında önemli bir lezzet durağı gibi geliyor bana. Burayı ziyaret edip yemeklerin tadına bakmanız güzel bir deneyim olacaktır.

Afiyet olsun…

Dr. Faruk Ayanoğlu Cad.
Çamlık Apt. No: 34/1
Fenerbahçe Kadıköy İstanbul

Telefon 0(216) 550 02 58
0(216) 550 02 59
E-mail Misina@MisinaBalik.com

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This