SERPME KAHVALTIDA SON DURUM

Konuyla ilgili görüşlerimi biliyorsunuz aslında. Birçok defalar kendimce dile getirmeye çalıştım kafamdan geçenleri. Ben uçsuz bucaksız serpme ya da “yığma” kahvaltıların insanı değilim.

Elbette bir blogger olarak hayatta tek dayanağınız Instagram ise ve buradan maddi-manevi bazı beklentileriniz varsa, zengin sofralar fotoğraflamak, ya da -özellikle güzel bir kadınsanız- o sofraların başında poz vermek size daha fazla görüntülenme sağlıyor.

Ama eminim ki yemekten anlayan bir kişi, o güzelim fotoğrafları çektiğiniz sofralar ile ilgili bir-iki soru sormaya kalksa, “olay Moskova’da geçiyor” seviyesinde cevaplar vereceksiniz. Çünkü görüntünün peşindesiniz. İçerikten bihaber olma durumunuzdan doğan açığı fönlü saçlarınız ve güzel bir menemen ile kapatabileceğinizi düşünüyorsunuz.

Merak etmeyin, sorun yok! Takipçileriniz de satın alıyor bu durumu. “Müşteri” dediğimiz güzide kitle de Mehter Marşı ile gelen, İzmir Marşı ile giden kahvaltı fırtınasından hoşlanıyor. Hele bir de Boğaz’da olup masalar dolunca, kırkbeş dakika vale beklemek de problem olmuyor.

Alan memnun, satan memnun zaten. “De” bağlacını hala anlayamamış, telefonunu “şarz” eden blogger’in takipçisi de aynı dünyadan geliyor. Vasatlığın tavan yaptığı bir ülkede sofraları endüstriyel malzemelerle doldurup fahiş fiyatlarla sunan mekanların iş yapması çok doğal. Olsun olsun, saçlar fönlü, yumurtanın sarısı patlamamış, 1000 like garanti.

Daha odaklı, az sayıda ama kaliteli ürün sunan mekanlara ile eleştiri oklarını yöneltmekte beis görmüyoruz tabii. “Doymadık canım, çok az “şey” veriyorlar.”

Yeme-içme meselesini bir mağara adamının dünyaya bakışıyla ele alan bu cümleyi çok duyarsınız sevgili dostlar. “Doymadık!” O zaman sizi uçsuz bucaksız sofralara alalım hemen. Menemen üstü ciğer, sucuk üstü kabak tatlısı yiyerek bir kendinize gelin.

Adam gibi kahvaltıları da bana bırakın!

KARAKÖY’DE SAKLANMIŞ BİR KAHVALTICI OLARAK NECKO

Necko‘yu hemen bulamazsınız, mekanın bence hafiften eleştirilebilecek en zayıf yönü bu. Aslında çok merkezi bir yerde konumlanmış duruyor, lakin Galata Rıhtım Köftecisi‘nin içinde hizmet verdiği için ilk bakışta kahvaltılarını burada sunduğunu anlayamıyorsunuz.

Son dönemde kahvaltı konusunda böyle bir eğilim var. Bugün iyi kahvaltıların bir kısmı başka lokantaların içinde sunuluyor ya da en azından bir dönem bu şekilde hizmet verip sonradan kendi yerlerine yöneliyorlar.

Kahvaltının tasarımı Necla Tepekule (Necko isminin nereden geldiğini anladığınızı düşünüyorum) tarafından yapılmış. Kendisinin bu konuda gayet deneyimli bir insan olduğunu, hatta uzun yıllar Privato Cafe’de bu işi yaptığını da biliyoruz.

Necko Sofra

Necko Sofra

Yukarıda uzun uzun anlattığım yığma kahvaltılardan vermiyor Necko. Serpme yöntemi ile, daha seçkin ve damağa hitap eden malzemeler sunuyor. “Konsantre Serpme Kahvaltı” diye adlandırabileceğimiz bu ekolde önemli olan nokta, her bir bileşenin kendi başına bir kalitesi ve lezzeti olması.

Bu pencereden bakıldığında, tam olarak benim istediğim türde bir serpme kahvaltı olduğunu söyleyebilirim. Necko’nun.

PEKİ NELER VAR NECKO’NUN SOFRASINDA?

Kahvaltı manda yoğurdu ile açılıyor. İçinde yaban mersini ve ceviz var. Yaban mersini o kadar yakışmış ki anlatamam.

Vitamin ve mineral değeri yüksek çam bal kullanıyor Necko. Hatta balını Datça’da arıcılıkla ilgilenen bir aileden alıyor. Yani tamamen butik üretim.

Peynirleri Ezine, Çeçil ve İzmir Tulum olarak masaya geliyor. Bunlara ek olarak benim çok beğendiğim yaban mersinli lor topları süslüyor sofrayı. Lor peyniri hem hiç sevmediğim, hem de çok takdir ettiğim bir peynir. Kendi başına tadı yok, ama taşıyıcı olarak mükemmel. Buradaki kombinasyon ise, bana kalırsa çok dengeli olmuş.

Bunların yanı sıra Rum peyniri (%100 inek sütü ve eski bir Rum köyünden) ve sakızlı hellim de gerçekten çok lezzetli. Özellikle sakızlı hellimi çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. (Cunda’dan geliyor)

Reçellerde % 100 Şekersiz bademli,vanilya çubuklu ananas reçeli ve tadı Limoncello’yu andıran konyaklı limon reçeli deneyimledik. Bana kalırsa ikincisi bir başyapıttı. Reçelleri kendileri yaptıklarını da not düşelim buraya!

Zeytinyağı bazen Antakya bazen de Cunda’dan geliyor. Yeşil zeytin Bodrum Milas ve Antakya..Siyah zeytini ise Necla Hanım’ın ablası yaparak İzmir’den gönderiyor.

Ispanaklı Boşnak börekleri gerçekten çok lezzetli. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Boşnak oldukları için gerçekten başarıyla yapıyorlar.

Necko Boşnak Böreği

Necko Boşnak Böreği

5 Baharatlı acukalarını çok beğendim. Gaziantepli Mesut Usta’nın yaptığını özellikle vurguladılar. Kıvamı çok dengeli ve tadı pek yerindeydi.

Necko Acuka

Necko Acuka

Daha taze kekikli, otlu köy peynirli ya da ıspanaklı gözleme seçiyorsunuz. Üç peynirli haşhaş tohumlu mini bazlama ve göz yumurta da menüde var.

Gerçekten leziz bir de mıhlama var bu kahvaltıda. Doğal olarak peyniri ve tereyağı Trabzon Maçka’dan gelmiş. Gerçekten çok beğendiğimi itiraf etmeliyim.

Necko Muhlama

Necko Muhlama

Aynı şekilde otlu tereyağlarını da keyifle mideye indirdim. Türkiye’de alışılmamış Fransızvari bir sunum. Damakta çiçekler açtırıyor yerken.

Necko Otlu Tereyağ

Necko Otlu Tereyağ

SONUÇ: NECKO OLMUŞ!

Bu kahvaltının geleceği parlak bana kalırsa. Minik donuşların ve detayların değer kazandığı, doymak için değil, damağını geliştirmek için yemek yiyenlerin  yaşaması gereken bir deneyim.

Yazdıklarım yanlış yere çekilmesin, gayet doyurucu bir deneyim de oluyor neticede. Fakat amaç doymak değil.

Şiddetle tavsiye ediyorum. Seviye biraz yükselsin, güzellik de biraz kazansın bu ülkede!

NECKO
Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi,
Mumhane Cd., 34425 Beyoğlu/İstanbul

1 Yorum

  1. Hüseyin Ünal

    Ülkemizde az çok takip edilen blog yazarları birbirlerini tanıdığından olsa gerek birinin beğendiği/bahsettiği bir mekan çok kısa sürede diğer bloglarda da trend oluyor. Heleki ilk ziyaret eden beğenmişse diğerleri de ters düşmemek için beğenmiş gibi yazıyor.

    Necko da aynı şekilde abartılmış bir mekan.

    Mekanda çok güzel bir ambians var. Bal, reçel, peynirler kaliteli.

    Servis çok acemi. Kahvaltı geliyor ama söylemeden çay gelmiyor mesela. Fiyat sunulanlara göre fazla. 7 ince dilim sucuk 22 TL. Yanına 3er dilim domates salatalık koyup ” Boşnak Böreği Menü ” olarak satılan orta üstü 7 ya da 8 lokma börek 19 TL.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This