Asmalımescit mıntıkasının göbeğinde, her daim dolu ve cıvıl cıvıl bir meyhanedir Gedikli. Bir zamanlar, Sofyalı Sokak’taki yerlerine gittiğim, özenle hazırlanmış mezelerinden büyük keyif aldığım, şimdilerde ise yeni yerlerini sürekli ziyaret ettiğim bu mekanı anlatmak istiyorum bugün sizlere. Yeri gerçekten çok kolay. Bugüne dek anlattığım meyhanelerden Asmalı Cavit’in karşı sırasında, hafif çaprazında kalıyor; Yakup 2’nin ise biraz ilerisinde.

Mekanın küçük olmasından ötürü, buraya yapacağınız ziyaretlerden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Nadiren çat kapı giderek oturma şansı yakalıyorsunuz. Bulunduğu yer dolayısıyla açıkta masaları olan, Belediye’nin masa kıyımından nasibini almamış şanslı lokantalardan Gedikli. Yaz-kış dışarda oturan bir müşteri kitlesi olduğunu da ilave etmeliyim. Isıtma olduğu için, arzunuza bağlı olarak burada keyifle takılabilirsiniz.Ya da içeride, yine sınırlı sayıda masadan birine kurulup güzel güzel rakınızı yudumlayabiliriniz.

photo (12)

Mekanın iç düzenlemesinin gayet hoş olduğunu söylemem gerekiyor. Aydınlık, düzenli ve düşünülmüş bir tarz göze çarpıyor içeri girdiğinizde. Duvarlardaki camekanlar ve içlerine dizilmiş rakı-şarap şişeleri, son dönemlerin gözde meyhane dekorasyon stilinin bir yansıması adeta. İnsanın içini açıyor, iştahını arttırıyor. Fonda çalan Türk Saat Müziği de hem yemekler, hem sohbet, hem de mekanın iç dekorasyonuna tatlı bir ahenk katıyor.

Gedikli’nin işletmesi sevgili dostumuz Burak’tan soruluyor. Burada ufak bir parantez açmam lazım. Satış işinde çalışan bir kişi olarak, her zaman, satışın ürünleri müşteriye satmaktan ziyade, uzun vadeli bir ilişki işi olduğunu düşünmüşüdümdür. İnsani bir meseledir satış. Karşısındaki kişi ile ilgilenmek, onunla ortak ilgi alanları bulabilmek, sohbet etmek ve aktif dinleyebilmektir. İşte, mekan işleten Burak’ın yaptığı tam olarak da bu. Her ziyaretimizde bizlerle can-ı gönülden ilgilenen, neler sevdiğimizi, daha önce neler konuştuğumuzu asla unutmayan, gerçekten arkadaşlık yapan Burak, Gedikli Meyhanesi’nin bana kalırsa en önemli değerlerinden birisidir ve gerçek bir networking ustasıdır.

photo (13)

Yemeklere gelince…İyi bir meyhanede olması gereken soğuk mezelerin hepsi mevcut burada diyebilirim. Bunların içinde, insanın damağına bayram ettiren bir köpoğlu klasiği olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Çok lezzetli, son derece “kuvvetli” ve mutlaka masanızda bulunması gerekiyor bana göre. Ahtapot salatası, fava, haydari, lakerda, börülce gibi güzellikleri de eklemek lazım. Börülce için bir minik parantez. Zeytinyağı o kadar güzel ki, tabak tabak yiyebilir insan. Lakerda ise gerçekten büyük dilimler halinde “vahşi” bir fotmatta geliyor masaya. Buna da hayır demem. Favanın üzerinde soğan bulunması da bazılarımıza göre doğru bazılarımıza göre riskli bir tavır. Ben seviyorum. Üzerinde biraz zeytinyağı gezdirip karıştırmak hoşuma gidiyor. Neyler karşılaşacağınızı daha net görebilmeniz açısından soğuk meze tabağını da burada paylaşmam doğru olur diye düşünüyorum.

photo (14)

Sıcaklar konusu da çok karışık değil. Burada hiç tereddüt etmeden ciğer yiyebilirsiniz. Lokum gibi olacağından hiç şüphe etmeyin derim. Ayrıca muska böreği de yiyebilirsiniz. Ben arasıcak niyetine, hayatım boyunca yediğim en lezzetli, en muhteşem, en unutulmaz gümüş tavayı Gedikli’de yedim. Bunu da belirtmeden geçmem imkansız. Ağızda dağılan, insanı kendinden geçiren muazzam bir lezzet bombasıydı. Mevsimine göre, bu yemekten bulursanız mutlaka isteyin, haklı olduğumu göreceksiniz. Öte yandan, benim için Gedikli’nin en önemli özelliklerinden birisi de, her gidişimde ısrarla sipariş ettiğim kuzu pirzolası. Bendeniz, insanlığın en büyük icadı olarak kuzu pirzolasını gören bir zat olarak, Gedikli’nin yaptığı pirzolaya 10 puan veriyorum. Şu an yazarken bile ağzımın suyunun aktığını söylesem yeridir. Beyoğlu Balıkpazarı’ndan aldıkları ve inanılmaz bir maharetle marine ettikleri bu pirzolalardan tatmayacaksanız, lütfen Gedikli’ye gitmeyin!

Gedikli Meyhanesi, kurduğu çilingir sofraları ile Asmalımescit’in şüphesiz önemli yıldızlarından biri. Bilmeyenler için belirtmekte yarar var: Çilingir sofrası tabirinin kökeni, adı üzerinde “çilingir” kelimesinden geliyor ve hiç konuşmayan, ağzını bıçak açmayan, içine kapalı, en sessiz sakin adamın bile ağzını çilingir edasıyla açan sofra anlamına geliyor. Bana kalırsa da, bu güzel mezeler, ara sıcaklar, enfes bir Kulüp Rakısı ve Burak’ın güzel sohbetiyle, insanın muhabbete girmemesi düşünülemez…

Hararetle tavsiye ediyorum.

Asmalımescit Mah. Sofyalı Sok. No: 22
Tel:(212-245 96 22)
Fax:(212 – 245 96 22)
http://www.gediklimeyhanesi.com

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This