Rita Deli “Katz’s”i İstanbul’a Getirdi

Bir süredir Moda’da yer alan ve kendi fanatiklerini ufak ufak yaratmaya başlayan Rita Deli ‘nin en önemli özelliği ve en mühim misyonu, memlekete farklı bir sandviç türünü layıkıyla getirmesi diyebiliriz.

New York’a gidenler bilir, bu büyük kentin muazzam koşuşturması içinde adeta bir lezzet pınarı gibidir Katz’s Delicatessen.

Büyük Elma’yı ziyaret eden yeme içme meraklıları buraya uğramayı asla ihmal etmezler. Hatta şöyle söyleyelim, her gidişlerinde seyahatlerini burada yemek için değiştiren, yolculuklarını buraya göre tasarlayan bazı müdavimler bile tanıyorum ben.

Zira bir asırı devirmiş mekanın Pastrami, Corned Beef, Reuben, Brisket sandviçleri adeta efsane mertebesine yükselmiştir.

Tarihçesi de şöyle Katz’s Delicatessen’in : 1888’de Iceland kardeşler tarafından kurulmuş, ardından Katz’in onlara katılması ve zamanla Iceland hisselerini de satın alarak %100 Katz haline getirmesiyle bugünkü hisse yapısına gelmiştir. Bir aile işletmesidir. 1917 senesinden beridir de New York’ta aynı konumda sevenlerine hizmet vermektedir.

Küçük de bir not: “When Harry Met Sally” filminde Meg Ryan’ın destansal sahnesi (detaylara girmeyelim burada) Katz’s Delicatessen‘de geçmiştir. Meraklıları araştırabilir.

Tek problem porsiyonların bir miktar büyük olması ve elbette dövize karşı iyice değer kaybeden Türk Lirası düşünüldüğünde fiyatların bir hayli yüksekliğidir. Gitmeyi düşünenler bunu mutlaka dikkate almalı.

Öte yandan, bir Yahudi işletmesi olduğu için domuz ürünleri kullanılmıyor ve bu konuda hassasiyeti olan kişiler için de her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor.

Rita Deli , daha kısıtlı bir menüyle aslında benzer bir hizmeti Kadıköy’de sunmaya başladığından beri, ben de kendilerinin adeta abonesi oldum diyebilirim.

Detaylara geçmeden şu “deli” ya da “delicatessen” kelimesini de biraz açıklığa kavuşturalım. Kelimemizin köklerini 18. yüzyıl Almanyasına kadar uzatabiliriz. Almanca’ya ödünç alınmış bir kelimedir ve sanıldığının aksine Almanca “essen” (yemek) sözcüğünden gelmemektedir. Aslında bakılırsa Fransızca bir kelime olan “délicatesse” ten gelmektedir. Lezzetli şeyler olarak dilimize çevrilebilir.

Almanya’da başlayan bu kültür, zamanla göçmenler tarafından Amerika’ya getirilmiş, yayılmış ve kısaca “deli” diye anılmaya başlanmıştır. Özünde pişirilmiş ya da çiğ et, peynir, sandviçler satılan, hazır yemeğin alınabileceği her tür dükkana verilen isimdir.

Özellikle son dönemde İstanbul’da sayıları artmaya başlayan, et üzerine çalışan bu tip restoranlardan en beğendiğim Rita Deli’den biraz bahsedeyim sizlere.

Rita Deli’nin Yolculuğu Aslında Rita Moda ile Başladı

Oyuncu İlker Ayrık‘ı tanımayan yoktur. Birçok tiyatro oyunu ve dizi filmde gördüğümüz, hal ve tavırlarını pek sevdiğimiz, hatta yarışma programları sunuculuğuyla popülerliği iyice artmış bir kişidir kendisi.

Ama bu özellikleri yanı sıra İlker Bey’in yemek konusuna meraklı olduğu nedense pek bilinmiyor. Oyuncu kimliği o kadar bakın ki, aslında restoran sahibi olduğu çok konuşulan bir konu değil.

Bir süredir Moda’da yer alan keyifli Rita Moda, İlker Ayrık’ın yemek merakının ilk ürünü olarak karşımıza çıkıyor sevgili okurlar.

Burası atmosfer olarak pek şık bir mekan diyebiliriz; yemekleri de aynı ölçüde zevkli ve mutluluk verici. (kim bilir, belki başka bir yazının konusu olabilir burası). Müstakil tarihi bir bina olan Rita Moda’nın içinde gayet keyifli bir bar bulunduğunu da ayrıca ekleyelim notlarımıza.

Gelelim yazımıza konu olan Rita Deli ‘nin öyküsüne. İlker Bey ilk aşkı olan Rita Moda’nın pek yakınına, -İstanbul’daki açığı görmüş olsa gerek- New York’taki Katz’s Deli tarzı sandviçler yapan bir mekan açmak istemiş. Çok hızlı bir kararla mekan açılmış ve tabii tahmin edersiniz pandemi vs. derken, güç diyebileceğimiz şartlarda varlığını sürdürmeye devam ediyor.

İlker Ayrık ve ekibinin bir de çiftlik projesi var, bunu da yazımızın bir köşesine iliştirelim. İsmi Rita Çiftlik. Benim anladığım burayla ilgili de çılgın düşünceleri var. Detaylı bilgim olduğunda onu da sizlerle paylaşırım.

Sözün özü, oyuncu olup bu kadar yemek aşığı olan, bunu da yatırıma dönüştüren bir insan olduğu için İlker Ayrık’ı alkışlıyoruz. Özellikle pandemi şartlarında.

Ve yemeklere geçiyoruz.

Rita Deli ‘de Damak Çatlatan Bir Deneyime Hazır Olun

İlk defa kendilerini tanımam nasıl olmuştu, çok iyi anımsıyorum: Yoğurtçu Parkı’na pek yakın bir konumda olan ofisimize öğle yemeği için bir sipariş vermek istemiş, ne yiyeceğimize bir türlü karar verememiş, sipariş verilen web sitelerinden birinde uzun uzun gezindikten sonra Rita Deli ‘nin ismine rastlamıştık.

Sipariş verdiğimiz ürünün adı “Reuben“di… Muhteşem bir beyaz sandviç ekmeği, pastrami, Russian dressing sos, emmantel peyniri ve lahana turşusundan oluşan müthiş bir lezzet ile karşılaşmıştık. Damağımızdaki bayramın renklerini ve şiddetini burada kelimelerle ifade etmek öyle pek kolay olamayacak desem yeridir

Reuben
Reuben

Her lokmasında, -bana lütfen inanın- hiç bitmesin istemiştim Reuben’in. Biraz araştırma yaptıktan sonra, bu tip sandviçlerin içinde salamura et diyebileceğimiz “corned beef” kullanıldığını öğrendim. Rita Deli’de Reuben’in pastrami ile yapıldığını özellikle belirtelim. Yumuşacık ekmeğe geçen Russian dressing ise mayonez, ketçap, türlü türlü baharat ve -klasik tarifinde turşu da- içeren keyifli bir sostu.

İş böyle olunca hemen ertesi gün ikinci bir sipariş vermemiz gerekti tabii. Çünkü merak ediyorduk. Bu sefer de Sandviç ekmeği, füme tavuk but, acılı mayonez, mor soğan, göbek marul, hardaldan oluşan Tavuk Sandviç sipariş ettik.

Açıkçası tavukla yapılmış bir sandviçin Reuben’İn gölgesinde kalacağını düşünmüştüm, fakat tamamen yanılmışım. Yine hiç bitmesin istediğim bir sandviç ile karşı karşıya kalıverdim. Tavuğun ağızda dağılan dokusu, hafif acılı dokunuşlarla muazzam bir ahenk oluşturmuştu. (Yine hiç bitmesin istedim).

Tabii bu iki gün üst üste bu güzelliklerin tadına varınca mekanı ziyaret etmek de farz oldu diyebilirim. Hemen koşa koşa Rita Deli’de aldım soluğu. Kadıköy merkezde, Moda Caddesi’ne bir hayli yakın bir konumda, ulaşılması çok kolay bir noktadaydı.

Bu sefer de Kaburga Sandviç, Rita Burger, Vegan Kule Sandviç, Patates Salatası ve Coleslaw salatası indirdim mideye. Hepsi bir önceki deneyimimden hiç de aşağı kalmayan lezzet tınıları içeriyordu.

Rita Deli – Kaburga Sandviç

Rita Deli Avrupa İşi “Küçük ama Büyük” Mekanlardan

Rita Deli – Dış Mekan

Avrupa’da küçücük mekanlar vardır. İnsanlar önünde kuyruk olur, siz de hayran hayran sıraya girip ne ile karşılacağınızı beklersiniz kuyrukta. Bana kalırsa Rita Deli de böyle bir işletme olmaya namzet bir lokanta.

Çok beğendiğim tarihi bir Kadıköy binasının hemen altında küçücük bir dükkanda çalışıyorlar.

Buram buram tarih kokan dükkanın her santimetrekaresini değerlendirmiş, bu büyük lezzetleri dikkat çekici bir verimle çıkartır hale gelmişler. Damak çatlatan tatları yaratmak için hiç de öyle kocaman alanlara ihtiyaç duyulmadığının ete kemiğe bürünmüş kanıtı gibiler adeta.

Rita Moda – İç Mekan

Burada yediğim, sandviç ekmeği, füme istiridye mantar, füme patlıcan, Dijon hardal, ketçap, ızgara ananas ve mor soğandan oluşan Vegan Kule Sandviç de vegan dostlarımız için güzel bir çalışma olmuş diyebilirim.

Rita Deli – Vegan Kule Sandviç

Burger ekmeği kullanarak yaptıkları barbekü soslu tiftik kaburga etli, cheddar soslu ve acılı mayonezli Kaburga Sandviç de ayrı bir nefaset.

Bunların yanında arzu ederseniz lahana, soğan, havuç, bal, kefir, mayonez, sirke, tuz, şeker, kimyondan oluşan Coleslaw Salata, isterseniz de haşlanmış patates, mor soğan, maydanoz, mayonez, salatalık, relish sirke ile yaptıkları Patates Salatası yiyebilirsiniz. Ben tercihimi Coleslaw’dan yana kullanacağım.

Rita Deli – Coleslaw Salata
Rita Deli – Patates Salatası

Rita Moda’da Neler Eksik Kaldı?

İki tane tadına bakmadığım yemek oldu mekanda:

1- 120 gr. reuben, 120 gr. kaburgadan oluşan Deli İşi Sandviç (Eh, biraz delilik de olduğuna göre bizde, uygundur!’)

2- Craquelin kaplamalı xl profiterol, pastacı kreması, frambuaz sos, çikolata sos, karamel sos ile yaptıkları Profiterol Burger. (Hem Profiterol, hem de burger seven bir adama bu yapılır mı!)

Her ikisini de en kısa sürede deneyimleyip görüşlerimi muhakkak sizlerle paylaşacağım.

Görüşler ve Yorumlar

İki sebepten mekana tam not verebilirim: 1- İstanbul’da çok ihtiyaç duyulan farklı lezzetlerden birini insanlarla buluşturdukları için. 2- Bunu yaparken ortaya koydukları muhteşem tatlar için.

Rita Deli, bana kalırsa çok başarılı bir proje. Umarım bu yolda devam ederler ve hatta daha da büyük lezzetler yaratarak mutluluk dağıtmayı sürdürürler.

Mutlaka denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum dostlar!

Rita Deli
Caferağa, Ruşen Ağa Sk. No:18, 34710 Kadıköy/İstanbul
02163379737

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This