Coni & Co ‘nun Öyküsü Nedir?

Web sitelerini incelediğimizde, Coni & Co‘ nun öyküsü hakkında aynen şöyle bir açıklama geçiyor:

Coni ve Co Mudanya’da bir köy evinde yaşıyorlardı. Coni ve Co çok iyi arkadaş olmakla beraber ikiside çok meraklılardı, birbirleriyle her zaman hayallerini paylaşırlardı. Co’nun hayali üniversiteye girip robot mühendisi olduktan sonra yarattığı robotlar sayesinde gezegenleri keşfetmekti. Coni’nin hayali ise yapay zeka üzerine doktora yapıp tıp dünyasını değiştirmekti. 

Coni ve Co her gün arkadaşlarıyla beraber futbol, basketbol ve bilgisayar oyunları oynarlardı. Ancak bir gün Co sokakta kendini oyuna çok kaptırıp kaybolunca, Coni ile yolları ayrıldı. 

Bütün gençliğini Co’nun peşinde koşarak geçiren Coni çok üzülerek hayatına devam eder. Hayallerinin peşinden koşan Coni İstanbul’a gelip üniversitede eğitimine başlar. Eğitim hayatında çok başarılı olan Coni katıldığı teknoloji yarışmalarında elektrikli araba yarışmasını bile kazanır. Bir gün karnı acıkan Coni Arnavutköy’de çıtır bir yemek arayışına çıkar. Yeterince çıtır bir yemek bulamayan Coni bütün sokakları gezerken bir kafede Co ile karşılaşır. 

Senelerdir kaybolan arkadaşını gören Co, Coni’ye merakla sorar ne yapıyorsun buralarda diye. Coni de hayal ettiği çıtır dükkanı İstanbul’da her yerde aradığını fakat bulamadığını anlatır. Karşılaştıkları kırmızı kafenin sahibi, Coni ve Co’nun hikayelerine kulak misafiri olur ve çok duygulanır, “Ben zaten emekli olacağım, siz gelin bu kafeyi çıtır dükkan yapın“ der. Ve Coni ve Co Çıtır Dükkan doğar.

Nedenini çok da iyi anlayamadığım ama eğlenceli bulduğum bu marka öyküsünün belki gerçek hayata paralel giden bir hikayesi vardır. Veya sadece şirin bir “isim oyunu”dur ya da bizlerin kavrayamadığı sübliminal bir mesajı vardır. Her ihtimalde bunlara çok kafa yormadan Coni & Co ile ilgili kendi öykümü anlatmamda yarar var.

Çıtır Trüf Burger

Çıtır Trüf Burger

Benim Coni & Co İle İlgili Öyküm Nedir?

Bazı mekanlar, benim gibi yeme içmeden haz duyan, üstelik de arada sırada yediği içtiği mekanlar hakkında iki kelam ederek çevresindekileri bilgilendirmekten keyif alan kişiler için kaçınılmaz şekilde çekici olabiliyor.

Ne mi demek istiyorum?

Bendeniz Coni & Co ‘nun varlığından bihaberken bile, bu güzide lokantaya uğrayıp yemeklerini tadacağım kaderimde yazılmıştı muhtemelen.

Bir gün bir baktım, dört koldan gelen sayısız tavsiye arasında hep bu işletmenin adı geçiyor. Yemek fotoğrafları paylaşıp “foodporn” videolarıyla takipçi edinme peşinde koşan influencer/blogger tayfasından değil de, “gerçek” insanlardan geliyordu bu tavsiyeler. Dolayısıyla pür damak zevki ve beğeni içeriyorlardı. (yani reklam değillerdi.) Bu da benim açımdan çok değerliydi.

Dolayısıyla bir gün gelecek, ben bu kadar tavsiyeye kayıtsız kalamayarak Coni & Co ‘yu elbette ziyaret edecektim. Bu ziyaretin biraz içgüdüsel olması gerekiyordu belki de.

Öyle de oldu…

Coni & Co Kaynak: Zomato

Coni & Co Kaynak: Zomato

Bir gün Kadıköy’deki ofisimden çıktım, hava kapalı ve kasvetliydi. Montumun yakalarını kaldırdım, maskemin altından derin bir nefes aldım ve yola koydum. Adımlarım, benim kararımla değil, sanki benden bağımsız varlıklarmış gibi bedenimi Moda‘ya götürdü. Başımı kaldırdığımda kendimi önünde buldum mekanın.

Hiç tereddüt etmeden içeri adımı attım, menüde göz gezdirdim, çalışanlarla biraz sohbet ettim ve onların önerisi doğrultusunda hayatımda yediğim en keyifli tavuk yemeklerinden birini mideye indirdim.

Bu yazı da kendini yazıverdi…

ConiveCo’da Ne Yenir?

http://www.lokantalarim.net/kahvaltilarim/brekkie-breakfast-club/

Coni & Co

İki tane dikkat çekici temel özelliği var bu güzide restoranın:

1- Tek bir ürünün çeşitlemelerine odaklanması

2- Tavuk gibi zor ve riskli bir ürüne yönelmiş olması

Her iki özellikleri de, bana kalırsa yaptıkları işi bir hayli zorlaştırıyor.

Don Kişot Sendromu

Özellikle menülerinde 500 çeşit ürün bulunan bistro ve brasserie’ler memleketin her köşesini işgal edip, tüketici alışkanlıklarını iyiden iyiye aşağı çekmişken, tek bir ürüne odaklanan mekanların başarılı olması gerçekten zorlaşıyor. Çünkü insanımız çok sayıda seçenek görüp ansiklopedik menülerden vasat yemekler seçmeye iyice alıştı. Beğeniler köreldi, uzmanlaşma bir kenara atıldı…

Lakin birkaç Don Kişot bunun aksini kanıtlarcasına savaşıp başarılı oldu zaman içinde. Bunu da itiraf etmem gerekiyor. (Bkz: Brekkie Breakfast Club) O yüzden, böyle lokantalar görünce bir başka seviniyorum, yalan söyleyemem.

Tavuk Satmanın Dayanılmaz Hafifliği

Diğer mesele ise, belli sebeplerden, insanımızca “tukaka” edilmiş tavuğun filmlerde “Jön Premier” olmak yerine, hep karakter oyuncusu olarak kabul edilmesi.

Yani hangi lokantaya gitseniz, esas oğlanlar bir bir sayıldıktan sonra, “bir de tavuğumuz var” muhabbeti yapılıyor bu memlekette.

Özünde “Etçi” olan bir milletin tavuğa soğuk bakmasının yanısıra, “siz o tavuklar hangi koşullarda yetişiyor biliyor musunuz?” tarzı bir söylemin beyaz Türklerin ağzına sakız olmasından ötürü, tavuktan “ürken” bir güruh da mevcut. (“hayvanlara antibiyotik basıyorlarmış ağbii”ciler diyebiliriz bunlara!)

Bu faktörler, bir lokantada ana oyuncu olarak tavuğa yer vermeyi ciddi şekilde zorlaştıyor bana kalırsa.

Coni & Co ‘nun Sırrı Ne?

İşin başı lezzet her iyi lokantada olduğu gibi. Şöyle ifade edeyim:

Bir tavuk düşünün, marinasyonu, pişirme süreleri, gramajı, kızartılması, kompleks bir denklem gibi hesaplanmış, düşünüp, taşınılıp ortaya çıkarılmış. Tavuğun içi yumuşacık ve sulu, dışındaki çıtırlık insanın damağına saldırmayan, ama yine de “ben buradayım” diyen bir dengede. O tavuğun arasına girdiği bir ekmek düşünün; ekşi mayalı ve patatesli. Yumuşacık ve lezzetli. Ama tadı, içindeki tavuğu bastıracak kadar saldırgan ve rol çalan bir hüviyette değil. Yine de, silik ve salt “taşıyıcı” kimlik taşıyan pasif bir ekmek de değil. Bu güzelliklere ek olarak, ne yaptığını son derece iyi bilen kişilerin elinden çıkma soslarla süslendiğini hayal edin önünüze çıkan yemeklerin…

Bilmem anlatabildim mi?

En Merak Edilen Kısım: Ne Yedim?

Coni & Co ‘da önüme gelen güzellikleri hemen anlatayım:

Çıtır Trüf Burger: Çıtır tavuk göğüs, trüf mayonez, cheddar, tatlı kırmızı soğan turşusu ahenkle dans ediyor.  Güzel olan yanı, trüfün hemen insanın damağında patlamaması. Burada da bir denge var. Yemeye başlıyorsunuz, trüf lezzeti arkadan yavaş yavaş gelmeye ve güzel bir ivme ile burgeri domine etmeye başlıyor. Tek kelimeyle bir baş yapıt diyebilirim çıtır trüf burger için.

Spicy Acı Nashville: Baharat kaplı ve acı çıtır tavuk göğüs, turuncu mayonez ve çıtır lahana. Bu kombinasyon ise benim için hafif acılıkta ve yine damakta mutluluk veren bir çalışma. Eğer görüşümü sorarsanız acısını arttırmakta fayda olur diye düşünüyorum, lakin milletimizin acı ile ilgili ürkekliği göz önüne alınırsa, bunun doğru bir karar olacağından da pek emin değilim. Ekmek olarak ise yine ekşi mayalı, patatesli yumuşak ekmek kullanılmış.

Efsane Çıtır Vegan: Köftesi, yanlış anlamadıysam bezelye proteini ile yapılmış, ince kıyım göbek marul ve kendi hazırladıkları özel vegan sos ile taçlanmış. Yerken insan gerçekten ağızda dağılan bu lezzetin et ya da tavuk olmadığına şaşırıyor. Bana kalırsa vegan dostlarımız için mükemmel bir seçenek yaratılmış burada.

Efsane Çıtır Vegan

Efsane Çıtır Vegan

Tender: Tavuğun belki de Coni & Co ‘daki en sade hali diyebileceğim, aslında gerçek lezzetini alabileceğiniz hali bu. Yanında seçtiğiniz soslarla yiyebilirsiniz. Lakin sosun baskın tadı ile mideye indirmeden önce, sade olarak yiyerek ilk ısırığı almanızı, sonrasında sos ile devam etmenizi öneririm. Bal hardal, ya da ekşi tatlı sos ile ilerleyebilirsiniz. Tenders kategorisinde bir değerlendirme yapmak gerekirse, hayatımda yediğim en lezzetli tender buradakiydi.

Coni & Co Tender

Coni & Co Tender

Kanat: Mekanda tavuk kanadı özel kaplamaları ile seçmek mümkün. Benim deneyimlediğim, içinde bal da olan, hafif tatlı, biraz da ekşi bir kaplamaydı. Sarımsaklı parmesanlı olan bir versiyonu da var, lakin onu denemedim. Çok güzel olacağından eminim. Benim yediğimin de lezzeti yerindeydi, fakat kanat yerken tatlı bir dokunuş en çok istediğim şeylerden biri değil diyebilirim.

Coni & Co Kanat

Coni & Co Kanat

Coni & Co İle İlgili Ek Bilgiler

  • Arnavutköy‘de iki yıl önce, Moda‘da aşağı yukarı bir sene önce açıldılar . Pandemiden etkilendiler, ama Gel-Al ve paket servisi iyi gidiyor.
  • Ekmek için oylama yaptılar. Mevcut ekmek dışında, süt ekmeği, brioche da denediler ve oylama sonunda ekşi mayalı, patatesli ekmek kazandı.
  • Tavuklarını üç farklı üreticiden tedarik ediyorlar. Tavuğun farklı bölümleri için farklı üreticilerle çalışıyorlar. Hangisi, hangi bölgeyi daha iyi üretiyorsa gibi düşünmek lazım.
  • Göktürk‘te yeni bir şube açma hazırlığı içinde ilerliyorlar. Şu an için franchise modeli ile değil, kendileri açarak yapıyorlar.
  • Burada kesinlikle denenmesini tavsiye ettikleri bir cheesecake de mevcut, ama benim ne yazık ki fırsatım olmadı.
  • Aynı cümleyi milkshake‘ler için de sarfedeceğim. Bir sonraki gidişimde onları da deneyimlemek istiyorum, zira çok lezzetli olduklarından eminim.

Sonuç: Kesinlikle Tavsiye Ediyorum!

Coni & Co ülkemizde az görülen türden bir işletme. Çıtır tavuk ile nefis yemekler yaparak ve bunu uygun fiyatlarla müşterilerine sunarak çalışıyorlar. Baştan söyledim, hem tavuk zor bir ürün, hem de az sayıda yemek seçeneği bizim milletimizin son dönem alışkanlıklarına biraz aykırı. Bu zorluklara karşın harika bir iş yapıyorlar. İçi sulu, dışı çıtır, ekmekleri yumuşak burgerlerinin bağımlısı, mekanın da müdavimi olacağımdan eminim.

Tüm okularıma denemelerini şiddetle tavsiye ediyorum!

Coni&Co

Moda:  Arnavutköy, Sebzeci Bayram Sk. No:8 D:10A, 34345 Beşiktaş/İstanbul

Arnavutköy: Caferağa, Ferit Tek Sokagi 23c, 34710 Caferag Mah/Kadıköy/İstanbul

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This