SENELER SONRA

Bundan birkaç sene önce, ilk blog yazılarımı çiziktirirken, Şişhane mıntıkasındaki küçük bir lokantayı ziyaret etmiş, çok etkilenmiş ve kendimce güzel bir yazı yazmıştım. Bu lokantanın adı Pera Thai idi.  Tayland hükümeti tarafından dünyada çok az restorana verilen bir kalite belgesinin sahibi olan bu işletmeyi ikinci ziyaretimde, mekanın sahibi  Neval Gürçay uzun uzun sohbet etme ve bu lokantayı çok daha iyi anlama fırsatını yakaladım.

Mekan 14. senesine gelmiş durumda. Türkiye gibi kısa soluklu lokantaların memleketi olan bir ülkede, bir Thai lokantasının bu süreyi doldurması bana son derece etkileyici geldi.

İstanbul’da birkaç Thai lokantası olssa da, en bilineni burası. Senelerdir aynı kalitede servis verdiği ve “geleneksel” Thai mutfağının ürünlerini sunduğu için. Yani burada “füzyon” vs gibi bir konsept hiç olmamış ve olmayacak. Ayrıca mekan ilk açıldığından beri hizmet veren garsonların olması da başka bir güzellik.

Yukarıdaki durum ile de bağlantılı olarak, ülkeye gelen Taylandlıların uğrak yeri burası. Örneğin konsolos çok sık uğruyor, istediği yemekleri önceden sipariş edip bazen evine de görütüyormuş.

Her mekan gibi, burası da müdavimlerini yaratmış zaman içinde. Şişhane’de in cin top oynadığı dönemlerden, bugünün ışıltılı semtine evrilen yolculuk boyunca, her hafta gelip Neval Hanım’ı hiç yalnız bırakmayan bir müşteri kitlesi oluşmuş. Son gidişimde, bu topluluktan insanlara rastlayıp, bizzat şahitlik ettim mutluluklarına.

Yine önemle vurgulanması gereken bir konu, bu mutfağın Türk damak zevki için “uyarlanmış” bir şekilde sunulmadığı. Doğal olarak seneleri tecrübesiyle, garsonlar müşterileri “acı” konusunda uyarıyorlar, lakin yemeklerin sunum şekli orjinale sadık kalınacak bir şekilde.

Mekanda insana küçük mutluluklar veren mobil telefon şarjı ve okuma gözlüğü gibi, her yerde karşınıza çıkamacak hizmetler mevcut. En çok hoşuma giden, loş ortama menüyü okuyamadığım zaman getirdikleri okuma gözlüğü olmuştu geçen gidişimde. Bunu yine anımsadım.

NELER YEDİK?

Öncelikle yediklerimizi bir liste olarak paylaşmak istiyorum. Menümüz şu şekildeydi Pera Thai’de:

  1. Wonton Kraker
  2. Köri Soslu Tavuk ve Karides Kraker
  3. Karidesli Kanepe
  4. Acılı Tayland Salatası
  5. Yeşil Köri Soslu Tavuk
  6. Kırmızı Köri Soslu Dana Eti
  7. Acılı, Fesleğenli Balık Fileto
  8. Pad Thai Sebzeli
  9. Buharda Sade Pilav
  10. Cashew Fıstıklı, Ananaslı ve Sebzeli Pilav
  11. Kızarmış Muz
  12. Kızarmış Dondurma
  13. Sorbet

YEMEK DETAYI

Öncelikle belirtmem gereken bir şey var: Böyle lokantalara az gittiğimiz için, genelde ana yemeğe odaklanmakla geçiriyoruz zamanımızı. Bunu yaparken, başlangıç faslında gözümüzden kaçan pek çok yemek oluyor.

Wonton Krakeri, Köri Soslu Tavuk ve Karides Kraker (GAI PAD NAM PRIK PAOW ve KREAB KUNG)  gayet lezzetli başlangıçlardı mesela. Karidesli krakerin üzerine koyup ağır ağır yediğim acılı tavuğun tadı çok hoşuma gitti. Normalde bu yemekleri sipariş etmek pek aklıma gelmiyor, diye düşündüm mideye indirirken.

Ayrıca bir başlangıç vardı ki, damağımda harika bir iz bıraktı desem yer.dir: KANOM PANG NA GOONG, yani Karidesli Kanepe. Size naçizane tavsiyem, burada ana yemekten önce mutlaka, karides ruhunun en ince gözeneklerine kadar nüfuz ettiği bu kanepenin tadına bakmanızdır. Yemeğe doyamadım gerçekten.

IMG_0937

IMG_0947

Salatanın çok mühim bir özelliği yoktu bana kalırsa, o sebepten tavsiye listemde yer almıyor. Ana yemeklerde ise Yeşil Köri Soslu Tavuk,  Kırmızı Köri Soslu Dana Eti,  Acılı, Fesleğenli Balık Fileto ve Pad Thai Sebzeli deneyimleme fırsatım oldu. Bunların yanında da iki tür pilav: Buharda Sade Pilav ile Cashew Fıstıklı, Ananaslı ve Sebzeli Pilav… Kırmızı körili dana eti gerçekten acı ve lezzetliydi. Yeşil körili tavuk ise tam benim damak zevkime göre yapılmıştı. Ondan kaşık kaşık alarak sade pilavın üzerine dökmek suretiyle bir “pilavüstü” tavuk yaptım. Körinin pilavla kucaklaşmasından ortaya çıkan lezzet uzun süre ağzımda kaldı. İçinde hindistan cevizi sütü de vardı anladığım kadarıyla. Çok sevdim.

Balık filetosu, diğer yemekler varken normal şartlarda sipariş edeceğim bir yemek değil, bunu da belirtmeliyim. Ama Tayland’ın geleneksel noodle yemeklerinden olan Pad Thai çok güzeldi. Afiyetle mideye indirdim. Sebzeli pilav da güzeldi, ama az önce sade pilavla yaptığım harika kombinasyon varken gereksiz gözüktü gözüme.

IMG_0957

IMG_0960

IMG_0950

IMG_0972

Finali ise Kızarmış muz, kızamış dondurma ve Sorbet ile yaptık. Bu kadar kuvvetli ve acı yemeklerin üzerine tatlılar da çok iyi geldi. Bu safhayı hafif geçiştimek isterseniz sorbet ile, daha kıvamlı bir lezzet istiyorsunuz muz ile geçirebilirsiniz.

IMG_1017

Neticede Pera Thai, senelerce önce aldığım keyfin daha fazlasını bana tattırdı diyebilirim. Uzakdoğu mutfağının lezzetlerine alışkınsanız ve acı seviyorsanız, İstanbul’da gitmeniz gereken adres burası.

Meşrutiyet Cad. No:74/A (Pera Palas Hotel’ in sırasından Tünel’e doğru giderken 200 m. ileride sağda)
http://www.perathai.com
Telefon: 0212 245 57 25

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This