Eş dost muhabbeti çok da renkli ve zengin değildir ülkemizde. Bir noktada, çoluk çocuk, politika ve futbol konuşulduktan sonra bahsedilecek pek konu kalmaz, sohbet kilitlenir ve çıkış noktaları aranmaya başlar. Yeme-içme lakırdıları çok önemli bir kurtarıcıdır böyle zamanlarda. Kadınlar yemek tariflerini, erkekler nerede yediklerini irdelemeye koyulurlar sohbet kördüğüm olduğunda.

Millet hangi mekanlarda neler yediği anlatmaya başlayıp, kaçınılmaz bir şekilde muhabbet burger ve et meselesine odaklandığında, İstanbul’un her semti için söyleyecek bir sözümüz varken, yükselen değerimiz, lezzet keşiflerimizin yeni merkezi Karaköy’de olup bitenlerden de bahsetmemek olmaz herhalde.

Bilirsiniz, her allahın kulu, sözkonusu et, döner, burger olduğu zaman iyiden iyiye iddialıdır memleketimizde. Et konusunu herkes bilir, herkes uzmandır ve her muhabbette “kesin bilgi” olarak şu eti, bu burgeri yiyeceğimiz en iyi mekan konusunda ulvi yumurtlamalar gerçekleşir.

Bu durumda, değerli okurlar, bendeniz de hiç çekinmeden, en ufak utanma, sıkılma ve rahatsızlık duymadan, Karaköy bölgesinin en has etini Baltazar‘da yediğimi açık açık ilan ediyorum. Hiç tereddüt etmeden yapıyorum bunu, zira ziyaretim esnasında mideye indirdiklerimden aldığım keyfin şüpheye mahal verecek hiçbir yanı yoktu.

Mekan kendini “Asma yapraklarının altında sakin bir atmosferle, kömür ateşinde burger keyfinin yeni adresi” olarak tanımlıyor. Bana kalırsa da gavur memleketlerinde dedikleri gibi “cozy” ve hayli içten bir ortam kucaklıyor sizi içeri adım attığınızda. Birkaç masa ve sandalye ile -hemen hepsi farklı istiap haddini karşılacak şekilde-, göze hayli hoş gelen, hafif puslu bir dekorasyonun kollarında tuhaf bir samimiyet hissi kaplıyor içinizi.

Bir lokantanın bana bu yumuşak duyguyu vermesini severim. Kendimi bir “ev”de gibi duyar, huzura kapılarak mutlu olurum. Baltazar’ın bir güzelliği de hem çalışanların, hem de müşterilerin yüzlerinin gülüyor olması. Bu belki de benim orada olduğum ana özel bir durumdu, bilemiyorum, fakat bir mutluluk dalgası hakimdi mekana ve bu da çok hoşuma gitti işte.

Baltazar’da neler yediğime gelince. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Yemekleri tek sayfaya sığan lokantalara ayrı bir sempati besliyorum.  “Çok çeşidin olup hepsini vasat yapacağına, az çeşidin olsun, ama onları çok iyi yap” felsefesinin onulmaz bir müridi olduğum rahatlıkla söylenebilir.

Baltazar’ın menüsü, “başlangıçlar”, “etler” ve “burgerler” olmak üzere üç temel bölümde ele alınıyor. Bendeniz başlangıçlardan füme et, ev yapımı sosis ve turşunun tadına bakma şansına nail oldum.

Füme et son derece hafif, az yağlı, bir dakika içinde tüketilebilecek türden bir lezzete sahipti. Yumuşak bir dokunuş gibi ağzımda dağılıp gitti ana yemekten önce.

Untitled1

Sonra sıra enfes salatalık turşusu ve ev yapımı sosise geldi. Önümüzdeki yazımda bu sosisi Vino Steakhouse’ta ve Rotisserie Noir’da yediklerimle karşılaştıracağım, ama şimdilik erken. Tek söyleyebileceğim, tadı gayet yerindeydi, lakin biraz daha acılı, hafif de baharatlı olmasını tercih ederdim. Turşuyu da, şimdiki aklım olsa, füme et ile “kombinleyerek” mideye indirirdim. İkisinin muhteşem bir uyumla ağzımda yek vücut olacaklarına kalıbımı basarım çünkü.

DSCN6426

DSCN6427

Başlangıçlar menüsünde bunlar dışında Patates Kızartması, Akdeniz Salatası, Füme Et Salatası, Bonfile Salata dikkat çekse de, ben doğru seçimleri yaptığıma inanıyorum.

Et bölümünde ise, Atom, Şaşlık, Şelale, Kasap Köfte, Bonfile Lokum, Dövülmüş Antrikot, Antrikot, Baltazar Miks, Dry Aged T-Bone, Dallas Steak, Baltazar Steak gibi başlıklar dikkati çekiyordu. Bunlardan, Kasap köfte, kaşarlı köfte, antrikot, bonfilenin hoş bir “medley”i diyebileceğimiz Baltazar Miks iyi bir tercih olabilirdi, lakin burger meselesine o kadar odaklanmıştım ki, doğrudan menünün diğer kısmına geçtim.

Ve füme et, cheddar peyniri, karamelize soğandan oluşan Baltazar Burger ve domates, marul, chili sos, cheddar peyniri ile şenlendirilmiş Lokum Burger’in tadına baktım. Her ikisi gayet lezzetliydi, fakat ille de bir tercih yapmam gerekirse Baltazar Burger’i seçerdim, zira ağızda dağılan o harikulade köftenin füme et ile uyumu ve ruhumda bıraktığı kadifemsi dokunuşu, lokumun nispeten daha zor çiğnenen yapısına yeğleyebilirim açık konuşmak gerekirse.

Untitled1

Diğer Burgerlerin listesi de şu şekildeydi:

House Burger
Domates, marul, karamelize soğan.
Texas Burger
Domates, marul, chili sos, cheddar peyniri.
Paris Combo Burger
Domates, marul, cafe de Paris sos.
Blue Cheese Burger
Domates, rokfor peyniri, karamelize soğan.
Köfte Burger
Domates, marul, turşu.

Gelelim neticeye:

Karaköy parlıyor sevgili dostlar ve siz hala bunun dışında debeleniyorsanız, olup bitenden bihaber yaşamınızı sürmeye gayret ediyor, fanuslarınızın içinde vakit öldürüyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz demektir.

Benden söylemesi, sakin ve samimi bir ortamda iyi bir burger yemek istiyorsanız, Karaköy’de Baltazar’a gitmeniz gerekiyor ivedilikle.

Üstüne de, lezzetli bir kahve höpürdetmek için hemen yan dükkandaki Coffee Sapiens’te almalısınız soluğu.

Afiyet olsun!

Kılıç Ali Paşa Mescidi No. 12/A Karaköy, İstanbul

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This