Kendimi bildim bileli durmadan film seyrederim. İşin tekniği ve iç yüzüne hakim olmasam da, bu kadar senedir takip ettiğim bu sanat dalının, bunca deneyselliğe ve maceraperestliğe karşın hala beni şaşırtan ürünler ortaya koymasına bayılıyorum.

Dikkatimi hala ayakta tutabiliyor ve konsantre olarak saatlerce izlememi sağlıyor olduğu için (başka hiçbir konuya bu kadar uzun yoğunlaşamıyorum) sinemayı gerçekten seviyor ve kendi çapımda çılgınca takip ediyorum.

Farklı bir ışık gördüğüm zamanlarda ise bunu mutlaka yazmak istiyorum. Tıpkı Birdman‘i, seyrettiğimde olduğu gibi. Grand Hotel Budapest ile birlikte dokuz dalda Oscar’a aday gösterilen bu müthiş filmin ana kadrosuna bakalım öncelikle:

Yönetmen: Alejandro González Iñárritu

Oyuncular:  Michael Keaton – Edward Norton – Zach Galifianakis – Emma Stone – Naomi Watts – Amy Ryan

birdman-keaton-stone

Film çok özetle, yıllarca filmlerde Birdman adlı süper kahramanı canlandırarak meşhur olan bir sinema oyuncusunun (Riggan – Micheal Keaton), aktörlük alanında kendini kanıtlamak için Broadway’de bir oyun sahneye koymasını anlatıyor. Hem aktör olarak saygı görmeyen, hem de özel hayatında baba ve eş rollerini yerine getirmeyi başaramamış olduğu için vicdan azabı çeken Riggan’ın, oyunun sahnelenmesinden önceki son üç gününün öyküsü bu. Başrol oyuncularından birisinin yaralanmasıyla Edward Norton’un canlandırdığı Mike karakterini oyuna dahil eden Riggan’ın hem beyninin içinde patlak veren, hem de etrafında büyüyen kaos ile mücadelesine tanık oluyoruz ilerleyen sahnelerde.

Birdman çok dinamik bir film. Sürekli hareket halinde oyuncular, yerinde duramayan bir kamera, süratli dialoglar… Nefesinizi tutarak izliyorsunuz.

Birdman aynı zamanda karanlık bir film. Komedi dokunuşlarının pek çok sahnede karşınıza çıktığı, zaman zaman iyice karanlıklaşan, ama insanı mutsuz etmeyen bir çalışma.

Birdman gerçekle hayalin birbirine karıştığı bir film aynı zamanda. Bazı anlarda olay kahramanın kafasında mı cereyan ediyor, yoksa gerçekten oluyor mu anlayamıyorsunuz.

Ve Birdman oyunculuğun en üst seviyeye ulaştığı bir yapıt. Bir zamanlar komedi ve romatik komedi türlerinde karşımıza çıkan, önemli çıkışlarından birini Batman serisi ile yapmış ve tip olarak giderek daha çok Billy Joel’e benzeyen Michael Keaton’un ve bana kalırsa American History X’ten beri en iyi oyununu sergileyen Edward Norton’un filmi çok üst bir seviyeye taşıdıklarını söylesek yanılmış olmayız.

_AF_6405.CR2

Yan rollerde bulunan “yükselen yıldız” Emma Stone ve Hangover’in müthiş karakteri Zach Galifianakis de bizleri şaşırtıyor film boyunca. Özellikle Galifianakis’in ciddi bir rolde neler yapabileceğini görmemiz açısından harika bir ortam var Birdman’de. Emma Stone ise Kendisine Oscar adaylığı getiren rolde bir hayli başarılı.

Filmin son senelerde her yanımızı saran süper kahraman filmleriyle dalga geçen bir tarafı var. Keaton’un Batman serileri, Stone’un Spiderman’de başrolde olması, Norton’un Hulk çalışması, işe ironi katan başka bir faktör.

Bana kalırsa Birdman, son senelerde seyrettiğim en iyi film. Mutlaka izleyin derim.

tn_gnp_et_1025_film

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This