Şimdi size yıllardır gittiğim, mezelerin, muhabbetin ve rakının tavan yaptığı nice gecelerde takıldığım bir mekan olan Yakup’u anlatacağım. Yakup zaten çok bilinen bir meyhane olduğu için, bu yazıda tarihçesinden uzun uzun bahsetmek, detaylarla sizleri bayıltmak gibi bir amacım yok açıkçası. Çok ayrıntılı bilgi sahibi olmayanlar için, mekanın kurucusu Yakup’un, az ötedeki Refik ile yakın akraba olduğunu, hepsinin Karadenizli (bildiğim kadarıyla Çamlıhemşin) olduklarını söylemem gerekir. Zaten bugün Asmalımescit yöresinde meyhaneler Karadenizlilerden soruluyor.Yakup 1977’de kurulmuş, bugünkü yerine ise Yakup 2 adıyla 1982 yılında geçmiş. O gün bugündür, binlerce kişinin ziyaret ettiği, güzel anılarla ayrıldığı bir yer haline gelmiş.
Mekan, şimdilerde insanların akın akın geçtikleri “meyhane üssü” Asmalımescit’in tam göbeğine konuşlanmış durumda. Bir yanında yine sevdiğimiz bir mekan olan Zeytinli Meyhane, tam karşısında ise bence İstanbul’un en iyi meyhanesi olan Asmalı Cavit var. (oraya sıra daha sonra gelecek). Adet şöyle: Kışları Yakup’un alt katındaki geniş salonunda muhabbet edilip rakılar yuvarlanırken, yazları, masalar üst kattaki kocaman terasa taşınıyor. Bu teras her sene biraz daha gelişti, güzelleşti, dayandı, döşendi ve yağmurlu günler de düşünülerek, üstüne kapanabilir bir sistem yapıldı. En son 27 Mayıs 2011 tarihinde ziyaret ettiğimde, bu terasta adım atacak yer yoktu, insanlar yer bulamıyor, turistler kapıda sıra bekliyordu. Bunun başlıca sebebinin, Yakup’un turistlere rehberlik etmek amaçlı kitaplara girmesini (Lonely Planet, Rough Guide gibi) bağlayabiliriz.
Bir de ön taraftaki sokağa bakan 6-7 masalık ön bahçesi var Yakup’un. Burası mekanın en prestijli ve “piyasa” bölgesi. Meyhanenin gediklileri burada ve her akşam aynı masalarda oturarak muhabbet ediyor ve gelen geçeni izleyip rakılıyorlar. Hep aynı masalara oturan bu kişilerin arasında yazarlar, gazeteciler, ressamlar ve Türk entelejensiyasından bilimum isme rastlamak mümkün. Bu isimlerden bazıları, Nedim Gürsel gibi, yazılarında da sürekli Yakup’tan bahsederek mekanın reating’ini tavana vurdurmuşlar zaman içinde.
Okumakta olduğunuz bu yazıda, mekanın soğuk mezelerinden, ara sıcaklarından, ana yemeklerinden nispeten daha az bahsedecek, ağırlıklı olarak Yakup 2’nin atmosferinden ve müşterilere yaklaşımından söz açacağım. Bu minvalde sunacağım düşüncelerimden satırbaşları aşağıdaki gibidir:
Yakup 2’nin mezeleri genelde gayet güzel diyebilirim. kalabalık bir grup ile gittiğinizde fiks menü yaptırabiliyorsunuz ve 10-12 adet soğuk meze getiriyorlar. Bu mezeler ortalamanın üzerinde bir lezzete sahip, fakat aralarında büyük bir yıldız yok. Acılı ezme, patlıcan salatası, şakşuka, haydari, mantar salatası, deniz börülcesi, börülce, kavun, beyaz peynir, fava, salata getiriyorlar masaya. Bunlardan hiçbiri için tadı aklımı aldı diyemem açıkçası.
Ara sıcak faslında, eğer fiks yaptırdıysanız yaprak ciğer, muska böreği, tereyağında mantar getiriyorlar. Muska böreği standart, tereyağında mantar güzel, fakat ciğer için iki çift laf etmek gerekir. Çukur Meyhane’nin, Asmalı Cavit’in ve Gedikli Meyhane’nin ciğerini yemiş adam Yakup 2’deki ciğerin yanından bile geçmez. Kuru ve kalın kesilmiş, lezzetsiz bir ara sıcak bu.
Fiks menüde balık ve karışık et getiriyorlar. Karışık eti beğendim. Balıkta pek bir numara yoktu. Pek çok meyhanede yapıldığı gibi, artık yemeğin sonunda iyice sarhoş olan insanların yemeğin tadını nasıl olsa alamayacaklarını düşünüyor olmalılar.
Yemeklere dair bir saptama yapmak gerekirse, fiks menü aldığınızda, çok etkilenmiyorsunuz. Meze tablasından seçerek ve a la cart sipariş vererek yerseniz çok daha mutlu olursunuz. (bu her yer için geçerli bir kural gibi duruyor, ama aslında değil. Gedikli Meyhane’de ya da Zeytinli’de fiks de hayli lezzetlidir örneğin.) Meze tablasında soslu balık, lakerda vs gibi daha performanslı mezeler seçebilirsiniz.
Yakup’un en eleştiriye açık yanı, yemek servisindeki “adam seçme” tavrı olarak kabul edilmeli. Ben bazı ziyaretlerimde, mekanın gediklileri ile birlikte çok lezzetli yemekler yediğimi, farklı servis yapıldığını gördüm ve açıkçası buna bozuldum. Normalde mekanda tanınmadığım için, diğer gidişlerimde yemek ve servis kalitesi daha aşağıdaydı. Açıkçası ben, Yakup’ta adamına göre muamele yapıldığını düşünüyorum.
Öte yandan, Yakup’un insanlara bu kadar çekici gelmesinin önemli sebeplerinden de bahsetmek lazım diye düşünmekteyim. Mekanın konumu, içindeki atmosfer, duvarlarındaki resimler, masaların yerleşimi, masaların arasında arı gibi çalışan garsonlar; gülen , konuşan, içen insanların neşeli kahkahaları mekanı büyülü bir yer gibi gösteriyor. Sigara içilmesine izin verilen dönemlerde şiddetli dumanaltı olan büyük salon, yasaktan sonra tertemiz, herkesin birbirini görebildiği bir yer haline geldi. Bu çok güzel.
Diğer bir çekicilik unsuru, mekanın büyüklüğünden ötürü sunabildiği, Asmalımescit’teki çoğu meyhanenin alamayacağı büyüklükteki grupları barındırabilme kapasitesi. En son ziyaretimde iki tane 40 kişik masa olduğunu gördüm. Masaların ucu bucağı yoktu diyebilirim.
Yukarında sözünü açtığım, meyhahenin sokağa bakan kısmı için de ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Yakup’un bu kısmında oturan adam, Asmalı’nın tam kalbinde yer alıyor, olan biten her şeyi görüyor. İsterseniz tek bir kelime etmeden bütün akşam oturun, gelen geçene bakın, her türden insanı, turistleri, takım elbiseli adamları, saçı sakalı birbirine karışmış meczubları, şık şıkıdım giyinmiş kadınları izleyin. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Gece birden bitmiş gibi gelecek size.
Fiyata gelince…Mayıs 2011 tarihinde yapılan son ziyaretimde fiks menü için 80 TL ödedim. Doydum mu? Evet! Limitsiz içki var mıydı? Evet! Günümüz standartları düşünüldüğünde normal bir fiyat olarak kabul edilmeli. Ne pahalı, ne de ucuz kanaatimce.
Tüm bu söylediklerim neticesinde, Yakup 2 hakkında nihai bir fikir beyan etmem gerekirse, kendi adıma senede iki- üç defa davet üzerine gittiğim, havasını solumayı sevdiğim, yemeklerinden ise öyle çok da etkilenmediğim bir mekandır burası diyebilirim.

Haftada bir meyhaneye giden adamsanız eğer, karşılaştırma şansınız olacağı için elbette daha iyisini bulursunuz.

Senede iki defa meyhaneye giden adamsanız eğer, turistler gibi Yakup ya da Refik’e gitmeniz yerinde bir karar olacaktır.

Hülasa-i kelam, turistlere tavsiye ederim. Meyhaneciler ise temkinli yaklaşsınlar.

ASMALIMESCİT MAHALLESİ NO:35/37 BEYOĞLU
TEL 0 212 249 29 25
FAKS 0 212 251 31 81
www.yakuprestaurant.com/

Yazar Hakkında

Alp Artam

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This