Beni tanımlayan başlıca özelliklerimden birisinin Beyoğlu‘na duyduğum yalın ve sınırsız aşk olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Blogumda yer alan “Alp Artam” kısmında bile bu konuda görüşlerimi görebilirsiniz.

Senelerce orada okuduğum,  sürttüğüm, yediğim, içtiğim, eğlendiğim için belki de, “Beyoğlu’nu sevmem,” ya da “Oradan korkuyorum,” diyen insanlara küçümsemeyle karışık bir acıma duygusuyla bakmışımdır her zaman.

Sinemanın en güzeli, tiyatronun en hası, meyhanenin en kralı, müziğin en kalitelisi, binaların en Avrupaisi orada olduğu için “Beyoğlu’na çıkmak” mühim meseledir benim için.

Her daim akın akın sokaklarını dolduran insan selinin içinde bulunmak, havasını solumak, bazen hiçbir devinimde bulunmadan soluksuzca gelip geçeni izlemek, en kötü ruh hallerimde bile beni kendime getirir. Alp Artam’ın kişisel sözlüğünde bunun adı, “Beyoğlu’nun sağaltıcı etkisi” gibi bir şeydir.

Bu coğrafyanın enerjisini, avantgardlığını, renklerini ve yeri kazsan”fışkırıveren” kozmopolitliğini yansıtan bir mekanı anlatacağım bugün sizlere.

Adı: Mama Shelter… Bir otel olmasına karşın, isminde “otel” kelimesini bulamazsınız buranın. Buna şaşırmayın, zira bana kalırsa, burası başınızı sokup geceyi geçirebileceğiniz bir “bina”dan ziyade, anlamanız gereken parlak bir “fikir” çünkü.

Çok hoşuma giden bu fikrin dünyayı kurtaracak bir virüs misali sarmasını diliyorum, ama şimdilik Paris, Marsilya, İstanbul, Bordo, Los Angeles ve Lyon‘da var şubeleri. Kendilerini “butik zincir” olarak nitelemeleri de kendi içinde çelişkiler barındıran bir tanımlama gibi dursa da, bana harika bir buluş gibi geldi ilk duyduğum andan itibaren.

Buranın adında “Mama” kelimesi var, çünkü bir annenin “anaçlığında” sizi karşılıyor ve o sıcaklığı A’dan Z’ye her santimetrekaresinde duymanızı sağlıyor. Öte yandan “Shelter – Sığınak” kelimesini içeriyor, çünkü bu dünyada kendimizi koruyabileceğimiz korunaklı yerlere gereksiniyoruz şiddetle.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

İstanbul’un doğu ve batıyı, Avrupa ile Asya’yı, iyiyle kötüyü, ölümle yaşamı, gürültüyle mistik sessizliği, dostlarla düşmanları bir araya getiren kaotik ve çelişkili girdabında, Mama Shelter, aradığımız “kucaklama”yı bizlere veriyor büyük oranda.

Burada renkler hakim. Resepsiyonunda, lokantasında, odalarında, zeminindeki halılarda, duvarları saran graffitilerde, her yerinde görebiliyorsunuz onları. Renklerin içindeki enerjiyi soluyabiliyorsunuz her anınızda.

Mama Shelter Halı Deseni

Mama Shelter Halı Deseni

Burada seks çıkıyor kaşınıza. Bir bina seksi olabilir mi? Cevabını Mama Shelter’da rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Ama kast ettiğim, dünyanın pek çok ülkesinde karşımıza çıkan, olur olmaz yerlere jakuzi atıp, mini bara prezervatif koyarak canlandırılan hayvani bir seks dürtüsü değil. Havasında, suyunda, odalardaki ince dokunuşlarda içinize siniveren “incelikli” bir cinsellik sarıyor her yanınızı.

Burada “rahatlık” duygusu ete kemiğe bürünüp yaşıyor sanki. Odalara girdiğinizde, en teşkilatlı otelde bile bulamayacağınız rahatlıkta bir yatağın kollarına kendinizi bırakabiliyorsunuz mesela. Ya da odaların %60’ında olan teraslardan birine çıkıp isterseniz otelin avlusundaki sessizliğe, arzu ederseniz Haliç’in büyüleyici doğasına dalıveriyorsunuz. Televizyonlarında bir sürü film, dizi sizi bekliyor. Banyodaki sabunları organik. Odaların dört bir yanı cam. İsterseniz apaydınlık bir günün içinde, arzu ederseniz tüm perdeleri kapayıp karalığın göbeğinde oturabiliyorsunuz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mama Shelter Suit Oda

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mama Shelter Suit Oda

Mama Shelter Suit Oda

Mama Shelter Suit Oda - Maske

Mama Shelter Suit Oda – Maske

Müşterileri ağırlıklı Avrupa kökenli turist, ya da Türk ise daha çok sanatla ilgili tipler. Bu renkli ortamda kendinizi renkli insanlarla sarılı bulmaktan daha doğal ne olabilir ki?

Lokantası “comfort food” servis ediyor. İnsana ağır gelmeyen, mutlu eden, porsiyonları bol, lezzeti yerinde tabaklar süslüyor masaları. Pizzaları efsane, kinoalı mücverleri 10 numara, Fish&Chips’leri takdire şayan. İmza:  ünlü şef Jerome Banctel. (daha önce yazdığım yemek yazısı için: http://www.lokantalarim.net/lokantalarim/dunya-mutfagim/mama-shelter/)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mama Shelter Restoran

Mama Shelter Restoran

Mama Shelter Restoran

Mama Shelter Restoran

Mama Shelter Restoran

Dışarıdan çok müşterisi olan lokantaları belirli bir saatten sonra ciddi bir canlı performans alemine dönüşüveriyor. İşte o zaman kaliteli müzik, hafif bir dans ve güzel kokteyllerle harika bir gece geçirebiliyorsunuz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mama Shelter Canlı Perfomans Sahnesi

Yaz günleri bütün bunların devasa teraslarına (Rooftop restoran ve bar) taşındığını ve her vakit dolu olan bu terasın harika ortamı ve manzarasıyla dört dörtlük bir eğlence sunduğunu ayrıca belirtelim.

Mama Shelter’in 81 odası, iş toplantılarınız için üç eğlenceli toplantı odası bulunduğunu da ayrıca vurgulayalım. Hepsinde aynı eğlenceli ve renkli atmosfer sizi ele geçiriyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Mama Shelter Toplantı Odası

Çalışanlarının harika enerjisi, güleryüzlü yaklaşımı, otelin kollektif enerjisinin bir yansıması adeta. İnsanı hem evinde, hem de İstanbul’un en hareketli yerinin göbeğinde, renkli bir dünyada hissettiren bir rüzgar Mama Shelter.

Tüm bu fikri, yaklaşımı, ya da nasıl adlandırırsanız adlandırın, felsefeyi, tahmin edebileceğinizden çok daha düşük bütçelere satın alıp kaliteli, ama her şeyden önemlisi mutluluk verici bir konaklama istiyorsanız, hiç düşünmeden Mama Shelter’de alın soluğu derim.

İyi seyahatler

MAMA SHELTER ISTANBUL
HUSEYIN AĞA MAHALLESI
İSTIKLAL CADDESI No:50-54
BEYOĞLU/ISTANBUL
T +90 212 252 01 00

Yazar Hakkında

Çevremdeki lokantaları gezip gördüklerimi, yaşadıklarımı, yediklerimi ve tüm bu deneyimden ruhumda arta kalan izlenimleri yazıyorum. Beni tüm sosyal medya kanallarında, ama özellikle Instagram'da takip edebiliriniz.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Share This