KAHVALTICILAR
KAHVALTICILAR

İstanbul’un En İyi Serpme Kahvaltıları – İstanbul’da Nerede Kahvaltı Edilir

0 Shares
0
0
0

SERPME KAHVALTI KONUSU

Benim gibi gastronomi meraklılarının son senelerde sık karşılaştığı konulardan bir tanesi, ülkemizde baş döndürücü bir süratle yükselen “Serpme Kahvaltı” akımı galiba. Her yanımızı saran renkli kahvaltı sofralarının temel özellikleri, çeşidin çok bol olması ve tabakların adeta “Mehter Marşı” çalınarak coşkuyla dizilmesi herhalde. Son yıllarda peynirler, zeytinler, yumurtalar, menemenler, pişiler, gözlemeler, bazlamalar, simitler, reçel çeşitleri, çaylar, kahveler, portakal suları adeta resmigeçit sergiliyor sofralarımızda.

Hal böyleyken, bendeniz de ülkenin gastronomi başkenti İstanbul’da bulunan serpme kahvaltı mekanlarını mercek altına alıverdim. Okumakta olduğunuz bu yazının hedefi, mümkün olduğunca birbirinden farklı özelliklere sahip sofraları sizlerle paylaşmak, bu kahvaltıların ayırt edici yanlarını sizlere verebilmektir.

Yazıyı yazarken bir derecelendirme yapmadığımı, yani iyiden kötüye (ya da tam tersi) bir sıralamaya gitmediğimi vurgulamam gerekiyor. Bu önsözün son sözü olarak da, incelemem sırasında bana mutluluk veren önemli bir ayrıntıya değinmeden edemeyeceğim: Artık ülkemizde sadece kahvaltıyı ana faaliyet alanı kabul eden ve günün neredeyse her saati kahvaltı veren birçok mekan var! Ve bu harika bir gelişme…

Şimdi gelelim İstanbul’un En İyi Serpme Kahvaltıcıları’na:

0 Shares
1 comment
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like
Rita Deli

BurgercilerRita Deli : Moda’da New York Rüzgarı

Avrupa'da küçücük mekanlar vardır. İnsanlar önünde kuyruk olur, siz de hayran hayran sıraya girip ne ile karşılacağınızı beklersiniz kuyrukta. Bana kalırsa Rita Deli de böyle bir işletme olmaya namzet. Çok beğendiğim tarihi bir Kadıköy binasının hemen altında küçücük bir dükkanda çalışıyorlar.
Read More
Olden 1772

Dünya MutfağıOLDEN 1772 : O İhtişama Bu Yemekler Olmuş Mu?

Olden 1772 'yi beylik sözlerle anlatmak bir hayli zor; "Babil'in Asma Bahçeleri" mi desem, "Roma'nın Son Günleri" mi diye sayıklasam? Bilemiyorum! Öyle bir ortam düşünün ki, içine girdiğinizde kendinizi insanoğlunun başarıları karşısında alabildiğine ufacık hissedeceksiniz. Öyle bir parıltı girdabına kapılacaksınız ki buraya adım attığınızda, bunu inşa eden o yaratıcı beynin kıvrımlarına aynı anda hayranlık, gıpta, kıskançlık, sevgi ve öfke ile bakakalacaksınız.
Read More